19 Ekim 2010 Salı

Yok saymaya giden yol...

Saçma sapan insanlardan nefret ediyorum..
Gereksiz ve manasız tavırlarıyla ortada yüzsüz yüzsüz dolanmalarına sinir oluyorum…
Ve böyle insanların, çevresindekilerin yaşama sevincini sömürdüğünü düşünüyorum!



Nedir yani, nasıl bir iç savaştır bu!?

Neyin hesaplaşmasıdır?

Nasıl bir düşmanlıktır, yaşanan hayata karşı duyulan nasıl bir memnuniyetsizliktir ki, böyle hırçınlaştırır, hoyratlaştırır insanı?..

Sinirlenilen ve ne yazık ki artık geri dönüşü olmayan ya da geri döndürmeye cesareti olmayan insanlar nedense hep, başka şeylerden alırlar hınçlarını. Böyle yapmakla içlerindeki ateşi az olsun söndürdüklerini sanırlar ve anlayamazlar ki,

Bu, yalnızca zavallılıktır!


Ne fenadır tahmin bile edemiyorum, hayata kızmak…
Kendi kontrolünde oluşan durumların sorumluluğunu hayata atmak…
 “Ne yapabilirim?” diye düşünmek yerine, sağa sola saldırmak…
İşte insanı çileden çıkaran kısmı da bu sağa, sola, gerekli, gereksiz saldırma kısmı…
Hayır, bana ne yani! Sorununu içinden çözsene, ben sana laf yetiştirmek, senin negatif elektriğini püskürtmek için emek sarf etmek zorunda mıyım?


Henüz öğrenmediğim ve dört gözle bana da gelmesini beklediğim erdemler var, evet.
Ama sanırım en hızlı hayatıma girmesini istediğim özellik “sonsuz sabır”…
Ve beni ilgilendirmeyen konularda sessiz kalabilme yetisi…
Her şeye bir lafımın olmaması!

Çokbilmişlikten vazgeçmeliyim, kibirli ve kendini beğenmişlere gülüp geçebilmek için…

Ama işte, hayat da zaten istemediğimiz muhatap olmalara gebe değil mi sürekli?
Her selam verdiğimiz insanı kendimiz seçebilseydik keşke…
Ama sanırım olmayacak duaya “Amin” demek yerine, suratsız insanlara ve onların eksi yüklü yaşamlarına el sürmemek, alışmak hatta yok saymak…


Evet, evet kesin karar verdim şu an…
İçimdeki pırıl pırıl ışığın sönmemesi, oluşan gerginliğe ortak olmamak ve eylemin amacına ulaşmasında rol oynamamak için…

Böylesi insanların dertlerinin ve sıkıntılarının beni hiç ama hiç ilgilendirmediğini anlamaları için…

Onları yok saymak…
Onlar yokmuş gibi davranmak…

En güzeli bu…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder