doğuştan 'adam' sıfatına layık görülen
ama genelde ne iyi bir koca ne iyi bir sevgili
ve ne yazık ki ne de vasat bir baba olmayı bile beceremeyen erkeklerden nefret ediyorum
sorumsuz ve sorunsuz bir hayat yaşayan ve bundan zerre kadar gocunmayan hayatlarına giren kadınlara hiç bir şey katmayan, hiç bir şey almayan, hiç bir şey olarak yaşayıp, hiç bir şey olarak yok olan ama geride bir yerlerde bir sevdalı, bir çocuk bırakan , dönüp ardına göz ucuyla bakmayan, içine sıçtığı hayatlardan bihaber olan ve buna rağmen yaşayan, buna rağmen yediği lokmaları yutan, uyuyan hem de rahat rahat hem de gerine gerine uyuyan erkeklerden nefret ediyorum.
ne nefretim geçecek, ne de gözümü yumduğumda hayata dair vaktim dolduğunda, affetmiş olacağım kanı mı bozuk, sütü mü belli olmayanı.
affetmeyeceğim ama buna rağmen bileceğim, tırnağımın pisliği kadar ruhu duymayacak.
ve sen eğer bunu okursan, ve okurken gözlerin dolarsa insan olma ihtimalin var. ve bil; senin yüzünden yaşadıklarım hafızamın en güvenle korunan kasasında. ve iliklerimde hissettiğim bu güvensizlik, tüylerimi diken diken eden kupkuru bir soğuk olan yalnızlığın sebebi sensin.
umrunda olsun ya da olmasın iki elim yakanda hiç bir zaman olmasa da; kanımın içinde taşıdığım, vücudumun her yanına yayılan bu nefret sönmeyecek.
eğer cennet varsa, eğer cehennem varsa ve eğer bir tanrı varsa seni cayır cayır yakacak. umarım geberirken ben gelirim aklına.ve umarım öldüğünden haberim bile olmaz asla.
sen de çok iyi biliyorsun ki; yatacak yerin yok karşıyaka mezarlığında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder