yağmurdan nefret ediyorum. çirkin olan her şeyi daha da çirkinleştiriyor.güzel olanı da sırılsıklam ediyor.
yapılmış saçları bozuyor. kocaman bir gözyaşına dönüşüyor şehir. yalap şalap sesler, çamur ve pislik her yer. el ele tutuşup da ıslana ıslana yürüyen çiftler görünce 'ben böyle romantizmin içine...' diyesim geliyor. koştur koştur yaşama telaşı içinde sanki sürekli yukarıdan birisi kafana tükürüyor.
temizlemek şöyle dursun, geride bir sürü pislik bırakıp gidiyor, 'ayyyy toprak koktu' sesleri gelmeye başlıyor ve benim bu kokudan midem bulanıyor.
en kötüsü de; yağmur yağınca insan, sabahları bir türlü uyanamıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder