Bir sabah, yaşlanmış ve yıllanmış, güzelce olgunlaşmış olarak uyandığında bir insan pişman olmamalı yaşadıklarından.
Yaşayamadıklarından da arınmış olmalı. Çünkü olasılık hesaplayarak geçmiyor zaman.Çünkü ‘ya sapsaydım o gün o yoldan’larla varılmıyor sağlam cevaplara.
Ağlamak ve üzülmek, yıkılmak ve yığılmak, sarsılmak ve toparlanamamak, bir daha eskisi asla olamamak ihtimalleri doğuruyor her yeni tercih.
İnsan nedense alıştığından kolay kolay caymıyor, geçmiyor uğruna senelerini verdiği sevdasından. Ama kalıyor aklı bir yerlerde hep. Hiç unutmamacasına.
Soruyor kendisine, ‘gitmeli miyim?’, ‘kalmalı mıyım?’, ‘yapmalı mıyım?’, ‘yapmamalı mıyım?’ her sorunun hem evet’i hem hayır’ı var. Ama kolay olanı seçiyor insan. Kalıyor.
Gitmek, kucak açmak başka baharlara, çevirmek bir sayfayı acımasızca, silmek tüm yaşananları hafızadan, koşar adım uzaklaşmak bir zamanlar uğruna gözyaşı döktüğünden ürkütüyor insanı, aklını karıştırıyor.
Zaten kişi; gitme kararını da oturup bir masaya, elini koyup alnına, almıyor. Öyle olmuyor.
Zamanla gide-gele, yıpranarak, soğuyarak ve uzaklaşarak, kendini uzun bir zaman kandırarak ama bir noktada artık teslim olarak araya giren sorunlara, ağlaya-ağlaya, zorlana-zorlana, uzun mu uzun bir arada kalma döneminden sonra başlayınca en sancılı zamanlar, birden bire oluyor, insan bir gün yatağından ‘vazgeçmiş’ olarak kalkıyor.
Ondan sonra uğraşmıyor artık hiç. Zerre kadar çaba harcamıyor. ‘Her şey olacağına varır’larla bitiyor cümleler, ‘Kısmet’lere başlıyor. Yokuş aşağı gidiyor süreç kimse farkına varmıyor. Kılını kıpırdatmadan geçen bir ‘bekleme odası’ sessizliği başlıyor ve kısacık bir aradan sonra da çat diye orta yerinden kırılıyor, kopuyor veya ‘pof ‘ diye yok oluyor.
İnsan farkında olmadan bu süreci başlatıyor ve acı eşiğine bağlı olarak da bitiriyor. Sonra da adı 'kader' oluyor.
Sadece vazgeçip, vazgeçmeme meselesi de değil aslında, hayat işte bir şekilde insanı kolundan tutup sorgusuzca fırlatıveriyor.
Bir sabah, yaşlanmış ve yıllanmış, güzelce olgunlaşmış olarak uyandığında bir insan hepsinin aslında kendi marifeti olduğunu anlıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder