19 Ekim 2010 Salı

Bir insan, bir tesadüf

İnanılmaz bir yokluk ve boşluk duygusu bu hissettiğim.

Eşi benzerine rastlamadım bugüne dek. Hayatımda hiç bu kadar şaşırmadım. Hiç bu kadar duygulanmadım, hiç bu kadar kızmadım, hiç böylesine tutkuyla yazmadım, hiç ‘acaba anlatsam anlarlar mı’ hissi yaşamadım bu kadar yoğun.

Hayatın ve kaderin ya da tesadüflerin ki, kader tesadüflerden ibarettir aslında. Dünya üzerindeki dağılımına hayran oldum bugün. Gökyüzüne baktım, tanrı bana göz kırptı sanki. Bir işaret mi acaba bu?

Beklemiş, sonra ertelemiş ve en nihayetinde yok saymaya karar vermiştim ben. Ama bugün şaşkınım. Ezberlerim yıkıldı birden.

Bir ayakkabıyı ele alalım mesela…

Bir insan sahip olmayı çok istediği ama ısrar etmeye yüzü olmadığı, sonunda kavuştuğu ama kısa zamanda nereye kaldırdığını bulamadığı ve bu sebepten kendine kızıp, aramaktan vazgeçtiği bir ayakkabıyı, bir sabah uyandığında, ayakkabılıkta bulsa, ne hisseder?

Evet, mucize… “Bu bir mucize” der…

Ve tüm hırçınlığını o an, o ayakkabılığın önünde söker atar belleğinden. Çünkü ‘zaman’  öyle tılsımlı bir ilaçtır ki, en büyük dargınlıkları, dibi kara kızgınlıkları, hasetleri, asit gibi değdiği yeri delen sözleri bile unutturur.

Öyle bir his işte, öylesine anlatılamaz…

İnsan geçmişini deşmeden, tırmalayıp, kaşımadan da yaşayabilir elbet. Ama ya geçmiş karşınıza kilitsiz bir kapı kılığında çıkarsa, içeri girmeden edebilir misiniz? Girmezseniz, yaşayacağınız pişmanlığı kaldırabilir misiniz? O eşikten geçince, geri dönüş yolu kapanırsa, bunu kadere teslim olarak büyük bir olgunlukla karşılayabilir misiniz?

Ben de bu soruların cevabı yok…

Ama cesaret…

İşte ondan bolca var. Deli cesareti hem de,  her şeyi ve herkesi ardımda bırakarak gidebilirim bu şehirden, yaşarım da, yapabilirim gerçekten…

Zaman ve mekan değiştirme  isteği bu…

Seçemediğin geçmişimden, hayallerini kurduğum gelecekten.. Beni bekleyen derin acı ve büyük mutluluklardan…  Zamansız tesadüflerden…

Dünyanın başka bir yerinde yeniden doğma isteği…

Hafızam silinmiş, yüreğim kararsızlıktan arınmış, yepyeni bir başlangıç arzusu…

Evet, benim başımı alıp çok uzaklara gidesim var…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder