Yaşanmışlıklarımı katıyorum, yaşayacaklarıma
Ve, çantama biraz ümit katıp koyuluyorum yola…
Önüme çıkan her şeye selam verip, yüzüme çarpan rüzgara inat ve şemsiyemin ters dönmesi ihtimalini de göze alarak, biraz cesaret serpiyorum yoluma..
Yürüyorum…
Arkama bakmayarak, ama nelerin üstüne basıp geçtiğimin farkında olarak; biraz hüzün, az biraz neşe…
Geziyorum...
Geziyorum evet… Şehir şehir, sokak sokak... Yaz geliyor, kışa dönüyor.. İnsanlar değişiyor.. Kimi çok seviyor seni, bazısı fena sövüyor... Elini sıkıp sırtından vuran da oluyor, ters davranıp destek çıkan da…
Ama işte, hayat…
Devam ediyor
Ama ne olursa olsun, uyandığımda güneş vurabiliyorsa yüzüme, duyuyorsam geçen dolmuş seslerini, kalabalık şehrimde yürüyebiliyorsam özgürce, düşüncelere dalıyorsam zaman zaman, gülerken ağlayıp, ağlarken sarılabiliyorsam birine, söz verip tutabiliyorsam, tutulmayan sözler yaralıyorsa beni ve azmim kırılmıyorsa hala, her seferinde tövbe edip yine güvenebiliyorsam birine sorgusuz, ortak bir dost bulabiliyorsam işlediğin tüm günahlara ve tüm bu karmaşıklık içinde adalet ve vicdan duygumu kaybetmiyorsam…
Yaşıyorum demektir...
Ve hayat acımasızlıklarına devam ediyorsa:
Çantamdaki ümit kırıntılarını çıkarma vaktidir…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder