16 Aralık 2010 Perşembe

nefret üzerine

herkesten nefret edemez insan.
öyle güçlü bir duygudur ki nefret, haketmek lazım bazen.
mesela sokakta gördüğünüz, ya da yeni tanıştığınız birinden nefret edemezsiniz kolay kolay.
gıcık olabilirsiniz, sempati duymayabilirsiniz ama bu asla nefret olmaz.
bir kızın, hala sevdiği eski erkek arkadaşının yeni sevgilisine hissetiği de nefret değildir mesela
kıskançlıktır.
bie kadının, belki çapkın, belki sorumsuz kocasına hissettiği de nefret değildir.
hayal kırıklığıdır.
savaşa, haksızlığa, adaletsizliğe, soykırımlara, yıkımlara duyulan da nefret değildir
kızgınlıktır.
bir kızın annesine, babasına, sırf kendisini anlamıyorlar diye beslediği duygu da nefret değildir
gençliktir, ergenliktir, yalnızlıktır.
aldatılan, ihanete uğrayan, kanayan bir kalp sahibinin hissetiği o yakıcı şey de nefret değildir.
hırstır.

nefret çok güçlü duygu. bileşeni tek değil. hamurunda geçmiş olmalı, hamurunda doğuştan gelen bir yara olmalı. bir insandan nefret etmek, yük olur insanın omzuna, ağır gelir. aşk gibidir nefret. ölümlere sebep olabilir. kendi canına kasedebilir insan kurtulabilmek için nefretten. kandadır çünkü nefret, damarlardadır.

öyle ki, bazen kendi babasından bile nefret edemez insan.
kızamaz.
yüzüne tüküresi gelmez.
ölsün istemez, yaşasın istemez.

çünkü nefret güçlü duygu, herkese hissedilemez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder