zaman nasıl güzel ilaç tüm dertlere
başkası söyleyince inanmıyor insan.
mutluluk, çat kapı giriyor kapıdan bazen,
güneş tüm bulutlardan sıyrılıp yüzünü gösteriyor
sokaktan çocuk sesleri geliyor.
farkediyor ki insan; hayat akıyor.
ne üzüntülerin bitmesini, ne kederlerin geçmesini bekliyor.
sen ona küstükçe o sana kucak açıyor.
görmediğin ayrıntıları gösteriyor.
bir çiçeğin açışına, bir yaprağın dalından kopuşuna hayran bırakıyor seni.
gülümsemeye başlıyorsun bir süre sonra istemsiz sokakta yürürken
sokak adlarına bakıyorsun, tanımadığın binaların tanımadığın balkonlarında
hiç karşılaşmadığın ve hatta belki de hiç karşılaşmayacağın insanların
hayatlarını kuruyorsun düşünde.
kesin çocukları vardır diyorsun; ilkokula giden, karı-koca vardır birbirlerine yıllardır bir
kutsal kitaba inanır gibi güvenen. akşam beraber yemek yiyip, televizyon izlediklerini hayal ediyorsun.
basit, olağan ve sıradan bir hayatın huzuru sarıyor bedenini, daha da gülümsüyorsun.
hayat inandırıyor seni, mutlu olacağına. yazıyla, kışıyla, baharıyla, tozuyla, toprağıyla şehrine aşık oluyorsun.
ve sonra bir mucize oluyor. tüm küskünlüklerine, tüm kızgınlıklarına rağmen umutla doluyorsun.
en nihayetinde yürekten inanmaya başlıyorsun çok şanslı olduğuna.
gözlerinden, ellerinden ve adımlarından hatta, akmaya başlayınca sevgi dört bir yana. bir de bakıyorsun gelip buluvermiş seni aşk.
yine, yeniden, bir bilinmeze sürüklemek üzere.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder