Kimse kimsenin Allah'ına, ideolojisine, cinsel tercihine ve hiç bir şeyine karışamaz. Herkesin inancı, yaşam tarzı ve düşünceleri kendisini ilgilendirir. Önemli olan tek şey; iç huzurdur. Her kim yaptığından pişman ya da üzgün değilse, mutlu ve özgürse üstelik; bu başka hiç kimseye tek kelime etmemesi için yeterli bir sebeptir. İnsanlar doğumlarından ilk gençlik yıllarına kadar maruz kaldıkları dini-siyasi ve daha nice baskıya direnemeyebilir ama direnebilir de; her iki durumda da yapılması gereken sadece susmaktır. Yine ve yeniden söylemeliyim ki; bu hiç kimseyi alakadar etmez. Fikir beyan edilebilir, belli bir seviyede tartışıladabilir ama yargılanamaz. Toplumdan soyutlanamaz. Bir türbanlı, bir fahişe, bir komünist, bir faşist, bir nihilist, bir ataist, bir eşcinsel, bir gerilla. Kimse.
Hiç kimse, bulunduğu taraftan dolayı taşlanamaz, dışlanamaz. İsteyen istediği oyunu, dilediği kurallarla oynar. Kazanacak olan da kaybedecek olan da yine kendisidir çünkü.
Sen korkaksın diye; herkesten korkak olmasını bekleyemezsin. Sen cesaretsizsen; ilacı başkasında değil. Aynı şekilde sen cesursun diye, etrafın gözü kara insanlarla dolmayacak hemen. Sen azimlisin diye, bütün tembeller ayaklanmayacak hırsla.
Bildiğin, öğrendiğin, ezberlediğin herşeyi unut. Bütün etiketleri, yargıları, kalıpları kır at. Bugüne kadar (farkında olarak ya da olmayarak) kafanda oluşturduğun bütün duvarları kır, örümcek ağlarını temizle. Bakış açını değiştir. Anlamaya çalış. 'O da insan' de. 'Hiç bir farkımız yok' de. 'Herkes eşittir' de.
"Herkes eşittir ama bazıları daha eşittir" demiştir George Orwell ama biz yanıldığını varsayalım. Bu bir ütopyada olsa, gerçek olması için uğraşalım.
Şimdi; anlamsız ve süslü laflarla ahkam kesmeyi (hem de cahilce) bırakıp, biraz okuyalım, yorum yapmadan önce bir durup lafımızı tartalım. Çıldırmış gibi milliyetçilik oyunları oynamayı bırakalım, bayrağı şovenistçe kullanmayalım. Ne bir Amerikan, ne bir Rus ne de bir Türk dünyaya bedel falan değil; kendimizi kandırmayalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder